705-A A+A

14: Aile Baskısına Dayanamamak

Soru:

Selamun aleykum hocam, 1- Tevhidi bilen biri çocuğunu aile baskısına dayanamayıp günümüzün tağutun okullarına gönderirse tavrımız ne olmalıdır? Müslümanlıktan çıkar mı? Yoksa günahkar mı olur? 2- Tevhidi bilen biri yada bilmeyen biri oy zamanı şeriat gelsin diye oy kullanırsa şirk işlemiş olur mu? 3- Hıyanetin Kadir gecesinin kesin olarak gününü belirtmesi hakkında görüşünüz nedir? Cevaplarınız için şimdiden Allah razı olsun. Allah’a emanet olun.

Cevap:

Aleykum selam ve rahmetullahi ve berekatuhû. Hamd âlemlerin rabbi olan Allah’a, salât ve selam efendimiz Rasûlullah’a, ehli beytine, ashabına ve yolunu takip eden mü’minlere olsun.

1- Aile baskısına dayanamayıp çocuğunu Tağutî sistemin okullarına gönderen bir kimse çocuğuna ihanet etmiş eliyle ateşe atar gibi büyük bir suç işlemiştir. O kimse Allah’tan korkmazmı? Zavallı, masum, bir şey bilmeyen ciğer paresini kurtlara yem ediyor! O kimseye çok nasihat etmek gerekir. Çocuğunu çekmesi ve İslama uygun bir eğitim yerine göndermesi konusunda yardımcı olmak gerekir. Nasihat fayda vermiyorsa ona tavır koymak gerekir. Tevbe edene ve çocuğunu tağutun okulundan alana kadar ona baskı yapmak gerekir. Tekfiri konusunda ben ehil değilim bu büyük konunun ahkamı konusunda müctehid rabbani âlimlere iş düşer. Fetva onlardan alınır. Ama en azından şunu söyleyebilirim, çocuğunu küfrün okuluna gönderen bir müslüman en azından günahkar fasıklardan olur. Rabbim ona kuvvetli iman versin, aile baskısı imtihanına yenilmekten onu kurtarsın.

2- Tevhidi genel hatlarıyla bilen ve inanan bir Müslüman, şeriat gelecek diye aldanarak gidip oy kullanırsa ve bu kimseye oy atmanın mahiyeti, gerçek durumu ve hükmü anlatılmamışsa, oy atmasıyla direkt müşrik olmaz. Cahilliğini gidermek için çaba harcamıyorsa, yaptığı amellerin şeriata uygunluğunu araştırmıyorsa Allah katında o kimse sorumludur, durumu Allah’a kalmıştır. Ahiretteki gerçek durumunu Allah (azze ve celle) bilir. Ama bizler tekfir gibi önemli bir hüküm indirecek olursak Tekfirin şartlarını ve manilerini çok iyi bilmemiz gerekmektedir. Bu adamda şartların oluşup oluşmadığına, manilerin kalkıp kalkmadığına ve hüccetin kendisine ulaşıp ulaşmadığına iyi bakmamız gerekmektedir. Bu konuda ehliyeti olmayan, ilmi olmayan susmalı, durumunu ehil bir ilim adamına sormalıdır.

3- Diyanet teşkilatının Kadir gecesinin gününü belirtmesi kesin bir haber ifade etmez. Çünkü Ramazan ayına aya bakarak girmemiz gerekmektedir. İkinci olarak Kadir gecesi son on günde gizlenmiştir. Günü kesin olarak bilinmez. Ancak gelen hadisler, özellikle 27. gecede yüksek tahminle olabileceğini işaret ediyor. Yine de kesin ilmi Allah’ın yanındadır. Allah en iyisini bilir.

Allah’a hamd ve Rasûlü Muhammed’e salât ve selam olsun. Davamızın sonu âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd etmektir.

8 Ağu, 2017 Musa Ebu Cafer
Etiketler: Aile, Davet, Baskı